Home   Map   Index   Search   News   Archives   Links   About LF
  [Top bar]
  [Bottom bar]
[Photo of the Author]
Manuel Benet

Yazar Hakkında:

Şu anda zamanının çoğunu harcadığı, İspanya,  Valence'in Polytechnic Üniversitesi'nde bilgisayar bilimleri öğrenimi görüyor.

Linux'u (ve genel olarak konuşmak gerekirse Unix*'i), 5 yıl önce, kullanmaya başladığından beri seviyor  ve bilgisayar mimarisiyle ilgili her şeye de sevgi duyuyor. Bilgisayarlar dışında, müzik dinlemeyi, tiyatroya gitmeyi ve kar kayağı yapmayı seviyor.

İçerik:

      
  1. Dennis M. Ritchie Kimdir?
  2.   
  3. Söyleşi Bölümü

Dennis M. Ritchie ile söyleşi

Çeviri: Zeynep Arslanoğlu

[Ilustration]

Özet:

Bu, C ve Unix OS'nin geliştiricilerinden biri olan Dennis M. Ritchie ile yapılmış bir söyleşidır.



 

Dennis M. Ritchie Kimdir?

    

Bazı insanlar önem kazanırlar; çünkü tarihi değiştirirler, diğerleri de tarihi yaparlar.      Dennis Ritchie ikinci insan grubuna aittir. Çoğumuz henüz yürümeyi öğrenirken o, en çok kullanılan "C" programlama dilini geliştirdi. İnsanoğluna yapılmış bu bağışın önemini vurgulamaya gerek yoktur sanırım.     

    

      Fakat bu, onun için yeterli değildi.  Dennis Ritchie ve Ken Thompson       Unix işletim sistemini geliştirdiler Dennis Ritchie and Ken Thompson       developed the Unix operating system, i.e. The Operating       System. Yes, He created UNIX.     

    

     Bilgisayarlar ve işletim sistemleri hakkında çalışmayı bırakmadı ve sonuç olarak, onun öncülüğünü yaptığı bir grup araştırmacı tarafından Plan9 ve Inferno oluşturuldu.

    

     Yaptıkları, birçok bilgisayar derneği tarafından kabul gördü: 1974 yılındaki, sistemler ve diller konusunda dikkat çeken yazısıyla ACM ödülü; IEEE Emmanuel Piore Ödülü (1982), Bell Laboratories       Fellow (1983); Association for Computing Machinery Turing Ödülü       (1983);  NEC'in C&C Foundation ödülü (1989): IEEE Hamming Madalyası       (1990), vs.     

    

Son zamanlarda ise Dennis M. Ritchie,  NJ. Murray Hill' deki Bell Laboratuvarları/Lucent Teknolojileri'nin, Bilişim Bilimleri Araştırma Merkezi'ndeki Sistem Yazılım Araştırmaları bölümünün başkanı olarak çalışıyor.     

    
 

söyleşi Bölümü

      

LF: Birçok çocuğun Süpermen olmak istemesi gibi, siz de yerküredeki birçok UNIX taraftarının ve C programcısının taptığı bir insansınız. Binlerce UNIX ve C programcısı  tarafından takdir edilmek nasıl bir duygu? Bugün UNIX ya da C'nin olmadığını düşünmemiz tamamıyla imkansız. C'yi yaratıp UNIX üzerinde çalışmaya başladığınızda bunun Bilgisayar Bilimlerinin 'GELECEĞİ' olacağını umuyor muydunuz?

      

Dennis: Bu iki soru sık sık sorulan, birbirine çok benzer sorular. Benim ve meslektaşlarımın aldığı ödül ve övgüler elbette ki çok hoş ve biz gerçekten değerli bir şey yaratmak için çalıştığımızı hissediyoruz. Ama, hayır.  Biz bunun "gelecek" olacağını ummuyorduk, hatta yapılan işin sonuçtaki etkisini de beklemiyorduk.  Çalışmaya, "haydi, işe yarar bir şeyler yapalım" diyerek başlamıştık ve aynı zamanda başkalarının da buna katılmasına yardımcı olduk.  Bütün Unix ve C ya da C++ topluluğu anlamlı olmasına karşın, bilgisayar bilimi ve teknolojisi ve gerçek ürünler çok daha geniş bir alan. Bu, hem programlama dilleri çalışmalarının akademik yönü hem de yazılım dünyasının çok-paralı yönü için geçerli.

      

LF: Eğer Unix, İşletim Sistemlerinin şu anı ve geleceğiyse, kullanılan 'DİL' de kuşkusuz ki, son yıllarda meydana çıkan Nesne-Tabanlı dillere rağmen, C dir. C++, Java ve hakkında ve bir de sık sık alevlenen C ve C++ programcıları arasındaki savaş hakkında ne düşünüyorsunuz?

                
       
       C (övülecek ve kıskanılacak bir biçimde) taşınabilir bir dil olarak karakterize edildi ve C++ da, seviyesini nesne-yönelime yükseltmeye ve programcılığa daha somut yaklaşmaya çalışıyor.          
  
         

Dennis: C++,  C'den çok fazla yararlandı; çünkü C, daha C++  gelişmeden önce geniş bir çevrede kabul görmüştü. Böylece C++, C'yi hem yeni bir dil üretmek için taban olarak hem de derleyicilerini oluşturmada bir araç olarak kullanabildi. C (övülecek vee kıskanılacak bir biçimde) taşınabilir bir dil olarak karakterize edildi ve C++ da, seviyesini nesne-yönelime yükseltmeye ve programcılığa daha somut yaklaşmaya çalışıyor. (Son oluşan standartlara göre) ikisinin de hatası aşırı süslenmeleri ve hünerli cihazların artması (accumulation of gadgetry). İkisi de, gerçekten neyin gerekli olduğunu anlamaya çalışan kesin bir pragmatizm ruhuna sahipler. Java, açıkça anlaşıldığı gibi bir C++ torunu.   C mirasının işaretçilerle ilgili kısmını atıp, ardından da (çok da yeni olmayan ama şu anda gerçekten uygulanabilir olan) makineden-bağımsız nesne dosyaları fikrini ekleyen bir torun. Şu sıralarda, Sun ve Microsoft arasındaki entrikalar (ve kendi süsleme problemleri) yüzünden işlerin nereye varacağını öngörmek güç.

      

LF: Şimdi varsayıma dayanan bir soru: Bugünün açısından bakacak olursanız, C'yi yeni baştan tasarlamak zorunda olsaydınız farklı yapacağınız bir şey olur muydu?    if you had to design C  """from scratch"""?

      

Dennis: Finding a way (given the limitations of the       time) to insist on what has been in the ANSI/ISO standard for       some time: complete declaration of the types of function       arguments, what the 1989 C standard calls function       prototypes. Olması gerekenden daha karışık olan birçok küçük ayrıntı daha var. Örneğin, şaşırtıcı bir biçimde birçok amaç için kullanılan "durgun" ("static")sözcüğünün anlamı. . I'm       still uncertain about the language declaration syntax, where in       declarations, syntax is used that mimics the use of the       variables being declared. It is one of the things that draws strong criticism, but it has a certain logic to it.

      

LF: C iyi kurulmuş ve tamamen tanımlanmış bir dilken, işletim sistemleri halen büyük bir evrim geçirmekteler. Donanım hızlanıp ucuzlaşırken yeni fikirler doğuyor. Gelecegin İşletim Sistemi tasarımlarının temelini oluşturacak anahtar öğe ne olacak? Özel olarak sormak gerekirse sizin micro-nano-çekirdeklere karşı monolithic tasarımlar hakkındaki görüşünüz nedir?

      

Dennis: Bu çerçeveden bakılırsa bunun ilgi çekici bir öğe olduğunu düşünmüyorum.     (   I do strongly prefer environments for       applications that provide a structured, common name-space and       mechanisms for accessing resources, along the lines of Unix (I       include Linux here), Plan 9, Inferno.) Bana mikro ya da nano çekirdek fikirleri gerçek kullanım sırasında pek önem kazanmamış gibi geliyor. En azından genel amaçlı işletim sistemlerinin tabanı olarak... Uygulamada, mikro çekirdekler tepelerinde bulunan makro-sisteme göre özelleştirildiler. Bu, bir sistemin iç yapılandırılması için yararlı bir araç olarak kalabilir ama gerçekte tek başına yaşamaz. Elbette ki (karmaşıklaşan dünyada) basit işletim sistemlerinin küçük, genel-amaçlı kullanımlar için düşünülmemiş araçlar için -masaüstü ya da makine odası- yararlı olduğu durumlar da var. It looks to me that the       idea of micro- or nano-kernels didn't really become important in       real use, at least as the basis for general-purpose systems. In       practice, what seems to happen is that the micro-kernel becomes       specialized to the macro-system on top of it. It might remain a       useful tool for internal structuring of a system, but doesn't       really live on its own. Of course (the world being complicated)       there are cases where very simple operating systems are useful       for small, appliance devices that aren't intended for       general-purpose use, whether desktop or machine room.

      

LF:UNIX, şimdiye kadar uzun geçmişi olan bir işletim sistemi. Ayrıca çok yıl önce yaratılmış bir sistem ve o zamandan beri ağların, donanımın ve servislerin yapabilecekleri ve gereksinimleri de büyük ölçüde değişti. UNIX'in mevcut ve gelecekte doğabilecek kullanıcı istekleri karşısında yaşadığı sorunlar ve kısıtlamalar şu anda nelerdir?

      

Dennis: Ana sistem API    ============= basic system API ("system calls").========açısından bakınca hiç temel, teknolojik sorunlar görmüyorum. Fakat ortada kesinlikle, ticari Unix satıcılarıyla birçok "ücretsiz" Unix sağlayıcısı (Linux ve *BSD de dahil) arasında yaşanan ticari/politik bir olay var.

      

LF: Tanınmayan Y2K hatası (bug) yüzünden, yaklaşan 2000 yılı ve internetteki potansiyel erime son zamanlarda büyük bir ilgi odağı oldu. Bazı uzmanlar tarafından yapılan uydurma öngörülerin sizce bir kaynağı var mı?

      

Dennis: Bunun üzerinde akılcı herhangi bir yorum yapamam, gerçekten. 31 Aralık 1999 saat 23:59 'da uçuyor olmayacağım ama yaşamım boyunca yeni yılda bir uçağın yanında bulunmadım. Bu gerçeğin Y2K ile pek bir ilgisi yok.

      

LF: Eğer son zamanlarda üzerinde çalıştığınız işletim sistemi Inferno'dan bahsetmezsek bu, tam bir söyleşi olmayacaktır. Kendi programlama dili Limbo ile birlikte bütünüyle yeni bir işetim sistemi tasarlamanızın nedenleri nelerdi? Ayrıca  JavaVM/Java varken niçin Inferno/Limbo ?  Diğer bir deyişle, Java'da eksik olup Inferno'da bulunan şey nedir?  

      

Dennis: Inferno işi, Phil       Winterbottom ile Rob Pike'ın fikriydi ve tam Java ==bandwagon== (reklam makinesi) meydana çıkmadan önce başlamıştı. Java'nın (içerde Oak adı verilen) kendi öncelleri vardı; ama henüz Inferno doğarken  bir karışıklığın (phenomenon) oluşacağını düşünmek için bir neden yoktu ve bizim Java'dan haberdar olmamıza rağmen ==="IT"=== hala şekillenmemişti. Sanırım, saygıdeğer bir teknoloji düşüncesinin (taşınabilir, sanal bir makine tarafından tamamlanan bir dilin) hem Sun hem de bizim tarafımızdan yeniden canlandırılması, aynı noktaya garip bir şekilde yaklaşmamızdı. Bu yaklaşım diyor ki: Inferno fikri, en başından beri OS teknolojisi aşısından (hem ham, çok ucuz, en az donanım üzerinde çalışan bir dil ve işletim sistemi hem de eşedeğer olarak Windows, Unix ve veya Linux altında çalışan bir uygulama olarak )çok ilgi çekiciydi. Aynı zamanda, son derece patlayıcı olan WWW/gezgin pazarına daha iyi girdiği için Sun'a hakkını vermeliyiz.

      

LF: Bize göre bir programlama dili olarak Limbo'nun geleceği, Inferno'nun işletim sistemi olarak ne kadar yaygınlaşıp, gözde olduğuna bağlı. Limbo'yu diğer işletim sistemlerinde kullanmak mantıklı mı yoksa onun tasarımı ve bakış açısı Inferno'ya çok mu bağımlı?

      

Dennis: Teknolojik olarak Limbo, Inferno'ya kısmen bağlı değil. Gerçekçi olmak gerekirse aslında tümüyle bağımlı; çünkü yeni bir dil, kullanıldığı ortama bağımlıdır.

      

LF: Bell Laboratuvarları'ndaki meslek yaşamınıza baktığımızda, sevdiğiniz projelerde her an çalıştığınızı görüyorum ve sanıyorum ki bu, Inferno için de aynı. Sizin UNİX ve C tasarımı işinden gerçekten zevk aldığınızı düşünmekle hata mı yapmış olurum?

      

Dennis: Aslında Bell Laboratuvarları'ndaki (halen devam eden) işimi gerçekten sevdim.

      

LF: Sırf sevdikleri için çıkarsız, ücretsiz projelerde çalışan diğer insanlarla sizin aranızda bir karşılaştırma yapmadan duramıyorum. Eminim ki, ücretsiz yaptıkları bu iş için para almayı reddetmeyeceklerdir. Eğer Bell Laboratuvarları'nda olmasaydınız, kendinizi Linux ya da benzeri ücretsiz projelerde çalışır halde görebilir miydiniz? Omzunda yılların deneyimi bulunan bir insan olarak bu kişileri yenilikçi bir araştırma laboratuvarının içinden baktığınızda nasıl görüyorsunuz? Bizim dergimiz özel olarak Linux kullanıcıları için olduğundan sizi, Linux hakkında bir şeyler sormadan bırakmayacağız.Öncelikle Linux'un momenti ve birçok şirketin (örneğin Bell Laboratuvarları) Linux için yazılımlar geliştirmeye başlaması hakkında ne düşünüyorsunuz?    

      

Dennis: Bu iki soruyu birleştirmeme izin verin. Bence Linux konusu oldukça zevkli çünkü Unix tabanlı olma özelliğini öne çıkarıyor. Anabilgisayar ve iş istasyonu üreticilerinden gelen daha resmi önerilere karşı çeşitli BSD sistemleri de var. Buna rağmen Linux, Unix türevleri içinde en sağlıklı görüneni. Elbette ki "ücretsiz kaynağı" gözlemlemeden de duramıyorum. Unix-türevi dünya, tamamıyla ticari dünyada oluşmuş ve oluşmakta olan aynı tür parçalanma ve kavgadan yakınıyor.    

      

LF: Ve Linux hakkında ÖNEMLİ soru: Hiç Linux kullandınız mı? Kullandıysanız, onun hakkındaki görüşünüz nedir?

                
       
       Linux'un gelişimine ve   dinçliğine hayranım.            
  
              

Dennis: Aslında  -- bilgisayar üzerindeki günlük işlerimi onunla yapmak açısından bakarsanız-- kullanmadım. İtiraf etmeye korkuyorum ama böyle. Benim kendi bilgisayar dünyam Plan 9, Windows ve Inferno'nun garip bir karışımından oluşuyor.  Ben Linux'un gelişimine ve   dinçliğine hayranım. İnsanlar bu soruyu bana çok sık soruyorlar; ancak geleneksel şirketler tarafından markalanan ve dağıtılan Unix'e karşı olmamı, Linux hakkında kıskançlığa ya da kötü düşüncelere sahip olmamı bekleyerek böyle bir soruyu yönlendiriyorlar. Kesinlikle böyle bir şey yok. Ben, ikisini de Ken ve benim tarafımızdan yıllar önce başlatılan fikirlerin birer devamı olarak görüyorum.

      

LF: Ve  Microsoft.... Bu şirketin masaüstü bilgisayarlar üzerindeki tekeline ne diyorsunuz? Geçmişte bilim-kurgu filmleri, günlük hayatımızın her yönünü yöneten makro-bilgisayarların hakim olduğu bir dünya betimliyordu. Son gerçekler, bize farklı bir tablo çizdi. Bilgisayarlar birçok yönden basit cihazlar durumuna getirildi. Siz, programcılar için düşünülen bir işletim sistemi geliştiren, tüm bu bilim-kurgu filmini yaşamış ve gerçek bilgisayarcılık durumunu hayal etmiş bir kişi olarak bilgisayarcılığın geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Inferno ve Linux'un bu durumdaki yerini nerede görüyorsunuz?  

     

Dennis: Burada iki soru var. Microsoft masaüstü bilgisayarcılığı konusunda bir tür tekele sahip ancak bu, dünyadaki tek ilgi çekici bilgisayarcılık değil. ======Both alternate ways of       supplying software (like Linux) and bits of the world that don't       get in the news as much as Windows or browser wars (like very       high-performance computing, very reliable computing, very small       computing) will all have a place. I trust that both Linux and       Inferno will prosper.========


Webpages maintained by the LinuxFocus Editor team
© Manuel Benet
LinuxFocus 1999